KUŞADASI PLAJLARI VE KOYLARI
1-KADINLAR DENİZİ
Kuşadası merkezine 3 km uzaklıkta, yol boyunca palmiyelerin sıralandığı, upuzun açık kumsalı ile Kuşadası'nın en popüler plajıdır. Kimi araştırmacılara göre Ulysses'in Troia'ya ulaşmaya çalışırken sirenlerin çağrısına dayanamayan gemicilerin kayalara sürüklendiği yer burasıdır. Kadınlar Plajı bir halk plajıdır, şezlong yada şemsiye kiralamadığınız sürece herhangi bir ücret ödemeniz gerekmemektedir. Yoğun ilgiden dolayı Kadınlar Denizinde yer bulmakta zorlanabilirsiniz.

Güvercin Ada'da denizi anlatmak gerekirse "Kuşadası'nın simgelerinden Güvercin Ada eteklerinde Kuşadası'nı izlemek ve güneşlenmek..." diye özetleyebiliriz. Denizi Derin ve kayalıktır. Giriş, özel işletmeye bağlı olduğundan ücretlidir.

Güvercin Adasının arka kısmında kalan Yılancı burnu (Neopolis), denize girmek için farklı alternatif arayanların gidebileceği, kıyı kesiminde iki adet Beach Club' ın bulunduğu bir bölgedir. Deniz sakin ama dibi taşlıdır. Beach Clublar da gündüzleri farklı eğlence ve konserlerle eğlenebilir müziğin ve denizin tadını çıkarabilirsiniz. Clubların girişler ücreti haftasonu-haftaiçi olmak üzere farklılık göstermektedir.

Kuşadası'na İzmir yönünden gelişte bulunan Agememnon tarafından inşa edildiği söylenen Pigale yerleşim yerinin, bugünkü Kuştur tatil köyü ve Tusan Otelinin arasında kalan sahil kısmıdır. Ulaşım şehiriçi minibüsleriyle yapılabilmektedir. Diğer plajlara göre sakindir.
Güvercin Adanın girişinde bulunan özel plajdır.Giriş ücretlidir.Kumsal kısmı bulunmamaktadır.

6-Şehir Merkezi Palmiye Plajları
Şehrin merkezinde hiçbir taşıta gereksinim duymadan ulaşabileceğiniz, güneşlenmek için ideal olan kumsallardır.

7-Sahil Siteleri- Karaova Plajı
Kuşadası'ndan 5 km uzaklıkta, Fantasia Otel önünden başlayarak, Emekli sandığı dinlenme tesislerine kadar olan kısımda (kumsal şeridi Milli Parkın sonuna kadar uzamaktadır.) hem denize girebilir, hem de istediğiniz su sporunu yapabilirsiniz.
yukarıda da anlattığımız gibi kolay ulaşım sağlayabileceğiniz plajlar haricinde, Güzelçamlı Sahili ,
Davutlar Sahili ve Milli Park'ın koylarında da denizin tadını çıkarabilirsiniz.
Selçuk
Efes Antik Şehri, Meryem Ana Evi, Artemis Tapınağı, Aziz Yahya Kilisesi, İsa Bey
Cami ve
Efes Müzesi ( Tüm bunlar Selçuk kenti içinde ya da çevresindedir.)
Çamlık
Selçuk - Ortaklar - Aydın karayolu üzerinde olan bu minik köyde Türkiye'nin en
güzel Tren Müzesinin mevcut olduğunu biliyor muydunuz?
Söke
Bu şirin Ege kasabasını 15 km kadar geçince ( Söke Kuşadasına 20 dakika mesafededir ) Türkiye'nin en güzel ören yerlerinden biri karşınıza çıkacak:
PRIENE
Arabanızla belli bir noktaya kadar çıkıp ( Bilet Gişesi ) yolun geri kalanını
yürümek zorundasınız. Ama emin olun değecektir. Dünyanın 7 Harikasından biri
olan Halikarnas Mozelesinin de mimarı olan Pytheos'un eseri Atina Tapınağı tüm
ihtişamıyla sizleri beklemektedir bu tarihi kentin göbeğinde. Büyük İskender M.Ö
334
yılında bu tapınağı ziyaret etmiş ve kentte konaklamıştır. Bir zamanlar üç yanı
deniz ile çevrili olan bu kentten şimdi aşağıya baktığınızda ( Tapınağın güney
ucuna gidin ama aman kıyısına pek de yaklaşmayın ) Ege'nin yemyeşil pamuk
tarlalarını göreceksiniz. Adını İngilizce'ye de veren ve bu lisanda kıvrım
kıvrım kıvrılan anlamına gelen ( meander ) Menderes ırmağı bu güzel yeşil
ovaları sulamaktadır. Atina tapınağının tepesinde, o devasa sütun parçalarının
üzerinde bir süre oturun. Tarihin fısıltısını dinleyin. Atina Tapınağının
yanısıra burada çok hoş bir Yunan tiyatrosu ve Anadoludaki tek kare şeklinde
tasarlanmış Bouleuterion yani Meclis Binası da sizleri beklemektedir. Eğer
atmosfer ve ören yerini birlikte duyumsamak istiyorsanız Priene'yi görmelisiniz.
MİLET
İşte harika bir ören yeri daha. Priene'yi geçtikten bir 10 km sonra Miletin 10
bin kişilik tiyatrosu önünüze çıkacaktır. Matematik'te Tales teoreminden de
bildiğimiz ünlü düşünürün de yaşamış olduğu yer olan Milet kenti de bir zamanlar
denizin kıyısındaydı. Menderes ırmağının taşıdığı alüvyonlarla şimdi bir kaç
kilometre içerde kalmıştır. Tiyatrosu ve tiyatronun arka kapısından çıkarak
erişebileceğiniz ana caddesi görülmeye değer.
DİDİM
Tarihdeki en muhteşem tapınaklardan biri bekliyor sizi. Didim Apollo Tapınağı.
Özellikle ruhçuların bir tür Mekkesi sayılan bu yer milattan önce 8. yüzyıldan
milattan sonra 4 yüzyıla kadar yapıla gelmiştir. Bir bilet alın ve ziyaret edin.
Sütunlara yaklaşınca boyutları başınızı döndürecektir. Belki 3 belki 4 kişi
birleşirse ancak kucaklayabilir. Yükseklikleri 20 metredir.
Geleceği okuma, haber verebilme deneme/uygulamaları burada günün her saati her
dakikasında uygulanmaktaydı. Halk çeşitli sorularına cevabı burada bulmaya
çalışmaktaydı. Sorular çok önemli konuları içerebileceği gibi sadece soran
kişiyi ilgilendiren, önemsiz soruları da içerebiliyordu.
Ören yerinin ortasında duran ve her iki yanda iki tüneli olan bölüm tapınak keşişlerinin soruları cevaplandırdığı kutsal mekana açılır. Kesin gidin ve görün diyoruz.
ŞİRİNCE
Selçuk kasabasını gelince Şirince'ye nasıl gidileceğini sorabilirsiniz. Dağların
üzerinden bir yol 20 dakika sonra sizi Şirince'ye getirecektir. Şirince - Selçuk
arası 12 km dir. Bu köy'ün özelliği eski bir Rum köyü olmasıdır. Kurtuluş
savaşından sonra terkedilmiş ve daha sonra Türkler burada yaşamaya başlamıştır.
Şimdiki manzara çok hoş bir Greko-Türk sentezidir. Köy halkı evlerinin
güzelliğinden dolayı son 4- 5 yıldır her gün ziyaretlerine gelen turistlere
karşı çok naziktir.
Turizm Şirince'nin en büyük gelir kaynağı olma yolundadır. Evlerin mimarisine
hayran olacaksınız. Halk sizleri evlerine davet eder, satılık iğne oyalarını,
şile bezi perdeliklerini, çarşaflarını, çoklukla el yapımı olan tekstil
ürünlerini size gösterirler. Köyün orta yeri gerçek bir pazar yeridir. Şaraptan,
sızma zeytin yağına, keçi peynirinden kuru incire kadar nefis yiyecekler
satılır. Öğle yemeği için köyün bir kaç restoranından birini seçebilirsiniz.
Gözleme ve ızgaralar en revaçta olanlardır. Şirince'yi seveceksiniz